Saç Renginizin Psikolojiniz Üzerindeki Etkileri | Saç Dökülmesi - Ekimi - Bakımı Hakkında Herşey!

Saç Renginizin Psikolojiniz Üzerindeki Etkileri

Saç Renginizin Psikolojiniz Üzerindeki Etkileri

Kadın erkek her yaştan insan, aynaya baktığında ‘nasıl görünüyorum?’ sorusunun tamamlayıcı cevabını saçlarda bulur. Bu yüzden saç dökülmesi, saçları kısa kestirdikten ya da renk değiştirdikten sonra pişman hissetmek, kısacası saçla ilgili herhangi bir şey kolayca canımızı sıkabiliyor. Çünkü saç stili görüntüyü tamamen değiştiriyor. Bununla birlikte hayatın her alanında renklerin insan psikolojisi üzerindeki değişken etkileri bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış durumda. Örneğin; mavi rengin huzur verip iştahı baskıladığı ya da kırmızının gücü ve ihtirası temsil ettiği çoğumuzun bildiği bir gerçek. Durum böyleyken konu bir de saç rengi olunca insan kararsız kalmadan edemiyor.

Psikolojik açıdan zor dönemden geçen insanların saç rengini değiştirme eğiliminde olduğunu mutlaka fark etmişsinizdir. Ya da saçı birden kısa kestirmek yahut kaynak gibi işlemlerle uzatmak belki sizin de yaşadığınız bir durumdur. Ancak saçla ilgili her köklü değişikliği tamamen ‘psikolojik sorunları var, pek iyi değil bu günlerde..’ şeklinde yorumlamak doğru değil. Çünkü saçla ilgili değişiklikler bir süre düşünüldükten sonra karara bağlanır. Genellikle hassas dönemlerde verilen ani kararlar uygulanınca, örneğin; saç siyahken sarıya boyatmak ya da çok uzunken kısa kestirmek gibi geri dönüşü zaman isteyen değişimlerde, başka insanların da bu konudaki yorumları üzerine kendinizi pişman ya da kötü hissetmeniz gayet doğal.

Peki, bu ani değişimlere neden ihtiyaç duyarız? Uzmanların ortak kanaati şu şekilde: ‘‘İnsan saç rengini ya da modelini zor bir süreçten geçerken değiştirme eğilimindedir. Aslında burada değiştirmek istediği saçları değil, kendisidir, yaşadıklarıdır. Kimi zaman eskiye duyulan özlem, kimi zamansa bambaşka biri olma ihtiyacı saç renginin değiştirilmesi konusunda tetikleyici bir etken. Bununla birlikte günümüz trendini yakalama ya da başka birinin tavsiyesi üzerine saç rengi değiştirme işlemi bazen hüsranla sonuçlanmaktadır. Bu yüzden saç rengi ya da modeli değiştirirken ani karar vermekten kaçınılmalıdır. Tabi ki, yeniliklere açık olmak size kendinizi iyi hissettirecektir.’’

Saç rengini temelde 3 gruba ayırarak gerçekleştirilen, saç rengi ile psikoloji bağlantısını ortaya koyan anket çalışmalarının sonuçlarına değinelim.

Sarışınlar

Sarı saçlara sahip kişiler dikkat çeken ve cezbeden özelliktedirler. Bu yüzden genel olarak daha fazla ilgi çektiklerini söylemek yanlış olmaz. Üstelik yapılan bir deneysel çalışma erkeklerin sarışın kadınlara yardım etmek konusunda daha cömert davrandığını ortaya koymuştur. Bunun altında yatan neden, sarışınları daha seksi bulmaları olabilir. Bununla birlikte, doğal sarı saçlara sahip kişilerin melanin sentezi eksikliği sebebiyle ilerleyen yaşlarda daha yüksek oranda göz hastalıklarına yakalanma riski bulunduğu kanıtlanmıştır. Sarı saçlar özellikle +45 yaş grubu için tercih edildiğinde bu tonlar beyazları gizlemekte oldukça başarılıdır.

Esmerler

Dünyada en yaygın bulunan esmerler grubuna kahverenginin tonları ve siyah saçlar dahil ediliyor. Esmerlerin daha güven veren bir görüntü çizdikleri ve bu sebeple erkekler tarafından evlilik için sarışınlardan daha fazla tercih edildikleri de bu konuda yapılan araştırmaların sonuçlarından biridir. Melanin sentezi yüksek olan esmerler nikotin bağımlılığına daha yatkındırlar. Çünkü nikotin melanin pigmentinde depolanır. Bunun anlamı, esmerlerin sigaranın etkilerini daha uzun süre vücutlarında taşımasıdır. Ancak esmer saçlar, diğer saç renklerine göre kişiyi hep daha genç gösterir. Kıyafet seçimi konusunda da esmerler neredeyse her rengi tercih edebilirler. Belki de en avantajlı grup esmerlerdir, ne dersiniz?

Kızıllar

Doğal kızıl saç rengi özellikle Kuzey Avrupa’da yoğun olmakla birlikte tüm dünyada yalnızca % 2 oranında görülüyor. Yapılan deneysel araştırmalarda kızıl saça sahip insanların özgüvenlerinin daha yüksek olduğu ve tıpkı sarışınlar gibi dikkat çekmekten rahatsız olmadıkları kanıtlanmıştır. Kızıl saçlıların ateşli bir cinsel hayatı olduğu konusundaki yargılar belki de psikolojik olarak kırmızının şehveti hatırlatmasından kaynaklıdır. Zaten yürütülen çalışmalarda bunu doğrular nitelikte. Doğal kızılların vücutlarında daha fazla D vitamini ürettiğini ve güneşe pek ihtiyaç duymadıklarını da belirtelim.

Saç Doktorum ekibi olarak bizim tavsiyemiz ise bu konuyla ilgili karar verirken yüz şekliniz, ten renginiz, giyim ve kişilik tarzınızla da bir bütünlük oluşturan görünümlerin sizi daha memnun edeceği yönünde. Hem yeni saç renginizi sevmediyseniz tekrar değiştirmek yine sizin elinizde. Saç renginiz ne olursa olsun kendinizi sevin ve aynadaki görüntünüz sizi mutlu ediyorsa bu konuda yalnızca kendinizi dinleyin!

Yazar: Aliye Altunisik

Bu Yazara Ait Toplam 43 Yazı Bulunmakdır / Yazarın Tüm Yazıları

Benzer Yazılar »

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Sosyal Aglarda Biz »

Resimler »

  • saç
  • Saç Ekimi Sonrası Sizi Bekleyen Kötü İhtimaller
  • En Faydalı Saç Yağları

Bizi Facebook’ta da Takip Edin! »